CHP’yi ELEŞTIRMEK

CHP’de üyelerin görüş ve düşüncelerini açıklamak, sorularını sormak, sorun ve sıkıntılarını dile getirmek, itiraz ve eleştirilerini yapmak konusunda hiçbir engel ile karşılaşmamalarını savundum, bu anlayışımı bugünde koruyorum. Üyelerin sırf bu tutumlarından dolayı disiplin tehdidi  ile baskı altına alınmasına şiddetle karşıyım. Daha da ileri giderek disiplin kurullarının yetkilerinin olabildiğince kısıtlanması taraftarıyım. Belki bir ütopya ama uzun vadede disiplin suçu diye bir kavramın olmaması ve buna bağlı olarak da disiplin kurullarının ortadan kaldırılmasını düşlemekteyim. Bunlar olamayacak şeyler değil yeter ki bizler anlayışlı, hoşgörülü ve gerçekten demokrat olalım.

Benim asıl üzerinde durmak istediğim konu son 4-5 yıldır yaşanan genel başkanı, milletvekillerini, partili belediye başkanlarını, her kademedeki  parti yöneticilerini ve  partinin adaylarını, parti kararlarını, programını, tüzüğünü eleştirme alışkanlığıdır. Ne yazık ki başta milletvekillerimiz olmak üzere, bekledikleri yerlere seçilemeyen/atanamayan partililerimiz bu kötü alışkanlığın öncülüğünü yapmaktadırlar. Her CHP’linin eleştirmek, sorgulamak en doğal hakkıdır. Yanlış olan eleştiri değildir, yanlış olan eleştirinin kamuoyunun önünde yapılmasıdır. Eleştirinin dozu, yapıldığı zaman, ortam ve mekan çok çok önemlidir. Kimi CHP üyeleri başta yandaş TV kanalları olmak üzere basını ve sosyal medya denen (twitter, facebook vb.) olanakları kullanarak ve kamuya açık yerlerde yaptıkları konuşmalar ile CHP’ye zarar vermektedirler. Bu kişiler bu tür tutumları ile iktidar partisine hizmet ettiklerinin farkında değillerdir. Kamuoyunun gözleri önünde yapılan bu insafsızca eleştiri ve suçlamaların yeminli ve tescilli CHP düşmanları dışında hiç kimseye bir yararı yoktur.

Unutmayalım ki tam 91 yıldır CHP’yi ayakta tutan onun değerleridir, bizim bu değerlere kıskançlıkla sahip çıkmamız gerekir. CHP bir ailedir, aile içindeki sıkıntılar aile içinde görüşülür ve görüşülmelidir.

CHP’liler geçmişte sorularını, sorunlarını, sıkıntılarını ve eleştirilerini aylık örgüt toplantılarında, kongrelerde, kurultaylarda, partinin düzenlediği sadece üyelere açık olan toplantılarda dile getirirlerdi. Kanımca bu yöntemin dışında belki de daha da etkili olabilecek bir yaklaşım olarak  konunun muhataplarına telefon, mektup,  faks ve e-posta ile ulaşmak veya randevu alarak yüz yüze görüşme yolu da izlenebilir.

Eğer bütün yollar tıkanmış ise konunun muhatapları ile ilk kongrelerde demokratik olarak hesaplaşırsınız.

Yanlış mı düşünüyorum.

 

Yalçın Ertan