Özellikle, parti yönetiminde olmayan CHP’lilerin  en çok şikayetçi oldukları konu toplu üye yazımlarıdır. Zaman zaman basına da yansıyan; naylon üye,  naylon delege, hayali üye, sahte üye, üye ağası, delege ağası gibi kavramlar ne yazık ki CHP’nin kangrenleşmiş bir sorunudur. Siyasi etikle, demokratik sol düşünceyle, partinin felsefesi ile hiçte bağdaşmayan bu sözcükler yaşadığımız,  özellikle de  kongre dönemlerinde karşılaştığımız olgulardır. Bugüne kadar başta eski genel başkanlar ve tüm örgütten sorumlu genel sekreterlerin bu gerçeği bilmelerine karşın hep susmuşlar çoğu kez de muhalefetin önünü kesmek için uygulamanın bizzat içinde yer almışlardır. Eskiden beri parti üst yönetiminde hakim olan felsefe: “seçim kazanmak için yeni üye değil, kongre/kurultay kazanmak için yeni üye.” Çünkü ne kadar çok kendinize bağlı yeni üye kaydı yaparsanız yerinizi sağlama alırsınız.

CHP’ye ya ilçeler aracılığı ile ya da genel merkez aracılığı ile üye olunabilmektedir. Genelde ilçe yönetiminde bulunanlar kendilerine yakın hissettikleri kişileri akrabalarını, arkadaşlarını, hemşehrilerini o kişinin siyasi düşüncesine bakmadan , CHP’ye olan bağlılıklarını sınamadan, tüzük kurallarını  çiğneyerek  ( ikamet ettiği yer neresi olursa olsun, kişinin yaşadığı mahalle, ilçe hatta ilin bile farklı olması önemli değil) hatta basından öğrendiğimize göre başka partilere kayıtlı kişilerin bile partiye topluca kayıtları  yapılabilmektedir. Sorun belli peki çözüm ne olmalıdır?

ÜYELİK BAŞVURUSU VE YAZIM Madde-8 
Partiye üye olmak isteyen kişi, kendisi hakkında bilgi alınabilecek en az 2 yıllık parti üyesi olan iki partilinin tanıtım  önerisini taşıyan üç örnek başvuru belgesi ile, sandık seçmen listesinde kayıtlı olduğu muhtarlık bölgesinin bağlı olduğu ilçe başkanlığına bizzat doğrudan başvurur. (koyu olarak yazılmış sözcükler önerilmektedir)
ÜYE YAZIMINDA TÜZÜĞE AYKIRI DAVRANANLAR  Madde-21      Üye yazımlarında; başkası adına üye başvuru belgesi düzenleyenler, başkasının imzasını taklit edenler, gerçek dışı beyanda bulunanlar, sahte belge düzenleyenler,toplu kayıt yapanlar, üyelerin kayıtlarını silenler, üyeleri ayrılmış gösterenler ile öncelikle üye başvuru belgesini imzalayan iki partili üye başta olmak üzere ilçe başkan ve yönetim kurulu üyeleri olmak üzere Üye Yazım Yönetmeliği’ne aykırı davrananlar hakkında ivedi olarak disiplin kovuşturması yapılır.Ayrıca başvuran adayın üyelik başvurusu rededilir. Yukarıda yazılan suçları  işlediği, disiplin kovuşturması sonucu saptananlar hakkında, disiplin cezalarının uygulanması yanında, Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulur.

Şimdi de diğer konuya geçelim; MERKEZ YÖNETİM KURULU KARARI İLE ÜYELİK  yani ünlü 12.madde. Uygulamada bu maddenin de istismar edildiği geçmiş kongre ve kurultay dönemlerinde görülmüştür. Özellikle muhalif kişilerin güçlü olduğu sanılan ilçelerde bir günde 400-500 üyenin kayıt edildiği ya da başka ilçelerden üye kaydırıldığı dile getirilen konulardır. Bu tür operasyonların kurultay delegesi fazla olan illerde yoğunluk kazandığı bilinmektedir.

Madde 12- Merkez Yönetim Kurulu:

a) Başka partilerde TBMM üyeliği, merkez karar ve yönetim kurulları ile merkez disiplin organları başkanlığı ve üyeliği, belediye başkanlığı, belediye meclisi ve il genel meclisi üyeliği yapmış ve yapmakta olanlardan;

b) Yasal engeli nedeniyle Partiye üye yazılamamış olanlardan;

c) Genel Başkan’ca önerilen kişilerden;

Son derece iyi niyetle yazılmış bir madde ancak uygulamada aynı iyi niyeti görmek mümkün değil. Eğer siz bir kongre döneminde bu madde kapsamında büyük illerde binlerce yeni üye kaydediyorsanız ve yeni kayıtların içinde a) fıkrasında sözü edilen kişilerden bir kişi bile yoksa bu uygulamayı nasıl savunursunuz?

“Bir kongre döneminde o ilçede kayıtlı üyenin ancak yüzde ikisi kadar m.12 kapsamında yeni üye kaydedilebilir.Bu madde kapsamındaki usulsüzlüklerden genel sekreter ve giriş formunu imzalayanlar birinci ve eşit derecede sorumludurlar.” gibi bir ekle bu maddenin istismarına son verilebilir kanısındayım.

Evet gördüğünüz gibi kronikleşmiş sorunları iki satır ile çözmek olanaklı iken niçin çözülmez?

Yalçın ERTAN