Önce Kosova ve sonra Moğolistan'daki MİT operasyonları açığa çıkıp, basına yansıyınca durum ortaya çıktı ve gündeme geldi.

Medyadaki kadrolu köşe yazarı ve tv konuşmacılarına bakınca başka ülkelerde MİT'in operasyonlar yapması, büyük devletlere mahsus bir davranış biçimidir. Yani söz konusu ülkelerle bir şekilde iş birliği yapılmadan bunların eyleme dönüşmesi doğal karşılanmalıdır.

Bu mantığa göre küçük devletler, büyük devletlerin bu tip operasyonlarına maruz kalabilir. Ancak durum doğal olduğundan,itirazın bir anlamı yoktur! O zaman herkes için geçerli uluslararası hukuk varsa, bu doğa kanunu nasıl geçerli ve meşru olacaktır? Ayrıca kim küçük devlet,kim büyük devlettir? Söz konusu kararı kim verecektir?

     Bu tip faaliyetlerin icrası ancak çok zaruri durumlarda ve ortalığa dökülmeden yapılabilir. Dolayısıyla siyasi iktidarın bunu izah edebilmesi ya da resmen kabul etmemesi mümkün olabilir.
Zaten bütün dünyada,filmlerde de gördüğümüz gibi yöntem budur. Haydut devletlerin buradaki temel farkı bu müdahaleleri kendilerinde bir hak olarak görmeleridir. Sonuç olarak ,kendileri dışında herkes bu muameleye muhatap olabilir.
 
    Oysa gerçekten büyük devlet olmanın temelinde hakka, hukuka uygun davranmak, insan olmanın özellikleriyle dünya ile sağlıklı ve kalıcı ilişkiler kurmak yatar. İşte Atatürk'ün ülkeye kazandırdığı evrensel saygınlık bu nedenledir. Saygın devlet olmakla, haydut devlet olmak arasındaki ince çizgiyi aşmamaya özen göstermek, Gerçek haydut devletlerin yaptıklarına meşruiyet sağlamalarını da engeller.
 
    Kaşıkçı olayının Washington'da değil de İstanbul'da yapılmasının bununla bir ilgisi var mı acaba,,ne dersiniz?