CHP`de Değişen Bir Şey Yok….

Aşağıdaki  yazı,28 mart 2004 yerel seçim öncesi aday yoklaması ile ilgili metnin son paragraflarıdır.

2002 Kasım genel seçimlerinde Milletvekili aday yoklaması tespitini merkez yoklaması yaparak, antidemokratik uygulamaların süreklilik kazandığını göstermektedir.

Mahalli seçimlerde adayların merkez yoklama ile saptanması çağımız katılımcı demokrasi anlayışı ile bağdaşmıyor. Oligarşik ve patronaj yapının bu kararı da, politikaları da mahalli seçimlerde CHP`ye, demokrasiye büyük zarar verecektir.Üyede güvensizlik, ilgisizlik, kayıtsızlık yaratacak örgüt bağlarını zayıflatacaktır. 

1947 tüzüğünde bile genel merkez aday ataması %30 ile sınırlıydı.Ön seçim yapmayı sürekli engelleyen tüm adayları kendi atayan mevcut parti yönetimi CHP nin demokratikleşme sürecini altmış yıl geriye götürmüşlerdir.Bu oligarşik yapı demokratik gelişim ve başarının önünde en büyük engeldir.Yeter artık !CHP`li üyeler istediği adayları seçmek istiyorlar

Aradan  9 yıl geçti. CHP de Yerel Yönetimler de  aday yoklamasının,

nasıl yapılacağını tartışıyoruz. 21. yüzyılda,  90 yıllık CHP`de ,hâlâ bu tartışmayı yapıyoruz..

CHP nin ikinci açılışından  bu yana partinin demokratik  geleneklerini, demokratik ilkelerini, üyelerin demokratik haklarını yok sayan bu yönetim anlayışı ve, Genel Başkan oligarşisi ve yapısı devam ediyor…

CHP`in demokratik gelişim sürecini, değerlerini,geleneklerini, kültürünü unuttuk! Totaliter ,patinaj yapan bir örgüte dönüştük, CHP kötü yönetiliyor….

Sonuç ,değişen birsey yok! şeffaf olmayan,kamu  oyu yoklaması,eğilim yoklaması diye allayıp ,pullayıp Genel Merkez yoklamasına devam……

***

CHP de Aday Belirleme Sorunu, ( Metnin tamamı)  09.02.2004

Çağdaş demokrasi, partiler demokrasisidir. Anayasamızın 68. maddesinde yer alan. Demokratik siyasal hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partiler, temsili demokrasinin işleyişinde önemli role sahiptirler. 

Siyasal Partiler Kanunun adayların belirlenmesi ile ilgili 37. maddesine göre, ’’Siyasal partiler, milletvekili genel seçimi veya ara seçimlerin de,adaylık için müracaat eden ve adaylığı uygun bulunanlar arasından, adayların tespitini; serbest, eşit,gizli oy ,açık tasnif esasları çerçevesinde, tüzüklerinde belirleyecekleri usul ve esaslardan herhangi biri veya birkaçı ile yapabilir.’’ Saptamasında bulunuyor, görüldüğü gibi kanun ön seçimi zorunlu olarak kabul etmemektedir. Partileri aday saptamada özgür kılmıştır.

Partiler kendilerine tanınan bu yetkiyi kötüye kullanarak, antidemokratik uygulamaları kolaylaştırıcı   bir ortam ve zemin hazırlamıştır. Ancak Anayasa`nın 69. maddesinin 1.fıkrası aday saptaması yönteminin de demokratik ilkelere uygun olmasını zorunlu kılmaktadır.

Anayasa`nın 69. maddesinin ,bu hükümlerden anlaşılacağı gibi parti içi demokrasi,partide demokratik ilke, kuralların egemen olması ve uygulanmasıdır.İktidar yarışının güvence altına alınması, parti yönetiminde ve seçimlerinde üyelerin söz sahibi olması,adayların belirlenmesinde üyelerin etkin katılımının sağlanmasıdır. Biz ,Siyasal Partiler Hukuku`muzun temel sorunlarından biri olan parti içi demokrasinin önemli kriterlerinden aday belirlenmesinde ön seçim,aday  yoklamasının gelişimini, CHP ve Sosyal Demokrat gelenekle birlikte değerlendireceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi`nde aday tespitinin gelişim süreci, 1923 milletvekili seçimlerinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin başkanı olan Mustafa Kemal tarafından tesbit edilmiştir.

1927-1947 yılları arasında milletvekillerinin aday belirlenmesi tüzüğe göre Genel Başkanlık Kurulu`na verildi.Genel Başkanlık Kurulu;Genel Başkan,Genel Başkan Vekili ve Genel Sekreter`den oluşuyordu. Aday tespitinde parti üyelerine seçme hakkı tanımayan ve yetkinin üç kişilik Genel Başkanlık Kurulunda olması, oligarşik bir uygulamaya temel olacağı açıktır. 
Mahalli seçimlerde adayların belirlenmesine 1931 tarihli Nizamnamede yapılan değişiklikle Nahiye ve İlçe belediye meclis üyelerinin seçiminde, 75. maddenin F fıkrasında’’ Bir intihap işinde Fırkaca namzet gösterilmeden evvel yoklama yapılması lazım gelen hallerde o intihapta rey sahibi olan Fırka azalarını toplamak ve meyillerini anlamak’’ şeklinde yer aldı.1933 yılında CHF İntihap yoklama Talimnamesi yayınlandı. 

CHP aday tespitini oligarşik uygulama olmaktan çıkartmak için örgüt, ikinci seçmen görüşünün alınması,fazla aday gösterme gibi yöntemler denemiştir.Kadınlara seçme seçilme haklarının verilmesi,tek parti rejiminden çok partili rejime, demokrasiye geçiş hazırlığının yapıldığı dönemin mazereti olarak görülebilir.

1947 yılında CHP`nin 7. Kurultayında kabul edilen tüzüğün 148. maddesine göre ise , parti merkez yönetiminin( Parti Divanı) aday belirleme yetkisi adayların %30 `u ile sınırlanmıştır.Bu tüzükle birlikte,CHP`de aday belirleme işlemine parti örgütünü katma eğilimi başlamıştır.Genel Başkanlık Kurulu Kaldırılmış yerine kurultayın seçeceği 40 kişiden oluşan Parti Divanı oluşturulmuştur.Parti Divanı aday tespitini gizli oyla yapar, şeklinde belirlemiştir.

1951 yılında toplanan CHP`in 9. Kurultayında kabul edilen ve 1961 yılına kadar uygulanan tüzüğün 54.maddesi,aday belirleme yetkisini bütünüyle % 100 yerel örgütlere bırakılmıştır.
1953 yılında yönetmelikle,Kadın ve Gençlik kolları yönetim kurulları aday ön seçimlerinde oy kullanma hakkını kazanmışlardır. 

1961 yılında çıkartılan 304 kanun ve 306 sayılı kanunun 15.maddesi siyasi partilerin illerde göstereceği aday sayısının %10`u geçemeyeceğini belirtilmiştir. Böylece CHP`in XV. kurultayında tüzükte yapılan değişiklikle bu hükme dayanarak aday belirleneceği hükmüne yer verildi. Böylece CHP parti meclisine %10 milletvekili aday belirleme yetkisi verilmiştir.

1965 tarihli 648 sayılı Siyasi Partiler Kanunun yürürlüğe girmesi ile kanunun 31. maddesinde siyasi partilerin illerde göstereceği aday sayısının % 5`i geçemeyeceğini belirtilmiştir. CHP`in XV.kurultayında kabul edilmiş olan tüzük tekrar değiştirilerek, partice gösterilecek adayların %5 inin,parti meclisince seçileceği belirtilmiştir. Bu oran 12 eylül1980 darbesine kadar geçerli olmuştur.

Genel Başkan İsmet İnönü döneminde milletvekili,senatör,mahalli idareler aday ön seçimleri sürekli partili delegeler katılımıyla yapılmıştır.CHP de parti içi demokrasi doruğa çıkmıştır.
Bülent Ecevit, 26.12.1972 tarihinde milliyet gazetesine verdiği söyleşide ve diğer demeçlerinde;’’CHP de sayın İnönü`nün uzun süredir getirdiği demokrasi vardır...Üstelik demokrasi ülkede işlemezken veya eksik işlerken bile CHP`de işlemeye devam eder.CHP giderek lider partisi durumundan örgüt partisi durumuna dönüşmektedir, demektedir.

1973 sonrası İstanbul`da ``sahte kayıt``,``naylon üye``,``toplu yazım``,``taşıma üye``gibi, masa başında delege seçimleri gibi görünümde ``okus-pokusculuk``siyasete hile, sahtekarlıklar sokulmuştur. Parti içinde demokratik seçim ilkelerinden zamanla uzaklaşılmıştır.CHP`de çıkan tartışmaların kamu oyuna yansıması yöneticileri rahatsız etmiştir.

27 Kasım 1976 tarihinde toplanan XXIII`üncü Kurultay`da tüzüğün 10.maddesine Üye yazım bürosu kurulması eklendi. Sağlıklı üye kaydı için bilgisayarda``CHP Üye kayıtlarının,Merkezde toplanması Projesi`` Tarhan Erdem başkanlığında 1978-1979 yıllarında uygulamaya geçildi.
Bu konuda Ecevit ``1950-1960 yılları arasında delegeler ve gerçek seçenler belli olurdu.Ocaklara kayıtlı kişiler birbirini tanırdı.Gerçek seçenler ve seçilenler söz konusuydu.Bu yıllarda ne``naylon delege``sorunu vardı ne de``delegeler masa başında seçiliyor`` iddiası vardı" demiştir.

1992-2004 yılları arasında CHP`in19.06.1992 tarih ve 3820 sayılı yasayla yeniden açılışından sonraki dönemde parti içi demokrasi ve ön seçim göstermelik olarak, sınırlı ölçüde işlemiştir.

2002 Kasım genel seçimlerinde Milletvekili aday yoklaması tespitini merkez yoklaması yaparak, antidemokratik uygulamaların süreklilik kazandığını göstermektedir.

Mahalli seçimlerde adayların merkez yoklama ile saptanması çağımız katılımcı demokrasi anlayışı ile bağdaşmıyor. Oligarşik ve patronaj yapının bu kararı da, politikaları da mahalli seçimlerde CHP`ye, demokrasiye büyük zarar verecektir.Üyede güvensizlik, ilgisizlik, kayıtsızlık yaratacak örgüt bağlarını zayıflatacaktır. 

1947 tüzüğünde bile genel merkez aday ataması %30 ile sınırlıydı.Ön seçim yapmayı sürekli engelleyen tüm adayları kendi atayan mevcut parti yönetimi CHP nin demokratikleşme sürecini altmış yıl geriye götürmüşlerdir.Bu oligarşik yapı demokratik gelişim ve başarının önünde en büyük engeldir.Yeter artık !CHP`li üyeler istediği adayları seçmek istiyorlar.

A.Haldun Gökoğlu 09.02.2004

Aşağıda belirtilen kaynaklardan yararlanılmıştır.

 

Dr.Oya Araslı, Adaylık kavramı ve Türkiye, de milletvekili adaylığı, AÜ Hukuk Fak.

yay. No;311-1972

Dr.Tuncer Karamustafaoğlu, Seçme Hakkının Demokratik İlkeleri, AÜ Hukuk Fak.yay.

No; 262 -1970

Tarhan Erdem, Anayasalar ve seçim kanunları 1876-1982 Milliyet yayınları No;7

Dr.Mehmet Kabasakal Türkiye’de Siyasi Parti Örgütlenmesi 1908-1969 , Tekin yay.1991   
Hakkı Uyar ,CHP Tüzükleri, Tüses Yay.2000

CHP tüzükleri;VII kurultayda onanmış 1947, IX kurultayda onanmış 1951.

XveXI kurultayda bazı md.değiştirilmiz 1958, XVII kurultayda  onanmış1966,

1993..Tüzüğü….