ADALARDA CHP İLÇE YÖNETİMİ BELİRLENMESİ HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM,

 

Cumhuriyet Halk Partisi Adalar ilçesinde olağanüstü kongrede  29 Haziran 2014, pazar  günü bir seçim yapılacağını biliyoruz. Yapılacak seçim formalite gereği bir yönetim kurulu seçiminden öte bir anlam taşıyor. CHP Adalar ilçesinde yeni yönetimi belirlemekle görevli sayın delegasyon bir önemli karar verecek, ya demokrasi, demokratik kültürden yana tavır alacak ve  el koyacak duruma, ya da olan bitene seyirci kalıp kötü gidişe, biat kültürüne onay verecek, tehditle, sürgünle, ceza ile yola getirilmeyi içine sindirecek .Bu bir onur, gurur meselesi değil, CHP’li olup olamama meselesidir. Ya tahakküme evet diyecek ya da özgür irade ile kararı vereceksiniz.

Bunları yazmak zorunda kalmamın bir nedeni var elbette,

Cumhuriyet Halk Partisinde ilçe oluşumunda hiyerarşiye göre ilçenin başı ilçe başkanı ,yani ilçe yönetiminin başıdır.

Bu, şu demek;

Siyasi lider, örgütün belirlediği ilçe yönetimi ve başkanıdır. Belediye başkanının da içinde bulunduğu belediye meclis gurubunun da başıdır, üstündedir. Adaları ilgilendiren tüm konularda siyasi kararlar ilçe yönetimince alınır, uygulanmasında kime görev düşüyor ve veriliyorsa örgüt disiplini gereği belediye yönetimi başta olmak üzere tüm birimler gereğini yerine getirmekle yükümlüdür.

İlçe yönetimi aynı zamanda belediye yönetimini ,yani meclis gurubunun da başı olarak yönetir, yönlendirir.

Siyaseten baktığımız zaman, belediye yönetiminin başında olan kişi  kendisini örgüt adına yönetmek, yönlendirmek ve de denetleme noktasında olan ilçe yönetimini belirleme konusunda müdahil olması etik değildir, ahlaki değildir, demokrasi kültürüne uygun da değildir.

Belediye başkanını ve meclis gurubunu CHP örgütü, dolayısıyla Adalı seçmenler adına  denetlemesi, yönlendirmesi gereken bir ilçe başkanı ve yönetimini Belediye başkanı  belirlemeye kalkışıyorsa bunun ne CHP ilke ve gelenekleriyle ne de  demokratik  eğilimlerle bir ilgisi yoktur. Bunun adı despotluktur.

Belediye yönetimini de denetleyecek ,yönlendirecek, kuşkusuz her konuda yanında yakınında olacak  ilçe yönetimini belediye başkanı olarak  belirlemeye kalkmak, açık açık bir adayın arkasında durup, onun kazanması için her türlü baskıyı yapıyorsan  bunun adı despotluktur,(delegelere  baskı kurarak, delege olan esnafı ,belediye çalışanını ceza ile, işsiz bırakmakla, sürgünle tehdit etmeye kalkmak- kesinlikle böyle bir şeye tevessül etmediğini düşünsem de- daha şimdiden bu gibi söylemler her yerde ulu orta söylenmektedir.)Demokratlık değildir.

Belediye olarak ilçe yönetiminin belirlenmesi konusunda bir çaba içinde olmayacağını, yeni seçilecek ilçe yönetimine de maddi olarak bir katkıda bulunmayacağını söyleyen  sayın belediye başkanı, bu sözlerini unutmayarak ,şimdi ‘’kendine uygun’’ bir ilçe yönetimi oluşturma çabası içine girmeyerek doğru tavrı benimser.

CHP üyelerinin beklentisi belediye başkanının ilçe yönetimini belirleme çabası için harcayacağı vakti Adalıların sorunlarını çözmek için harcamasıdır.

Nasıl ,belediyeyi yönetmek belediye başkanının işidir diyorsak, ilçeyi yönetmek de ilçe başkanının  işidir.

Belediye başkanının  ilçe yönetiminin belirlenmesinde müdahil olması, ,kendine has gerekçelerle, siyasi hiçbir geçerliliği olmayan nedenler öne sürerek  seçim sürecinde müdahil olması sadece örgütün ‘’kamplaşmasına’’ yol açar, bu da ne Adalılara, ne belediye yönetimine ne de ilçe örgütüne bir yarar sağlar. Güçlü bir ilçe yönetimi bilinmelidir ki belediye yönetiminin güçlenmesine, gücüne güç katmasına olanak tanır. Aksi halde Belediye başkanına biat eden, hiçbir şeyi sorgulamayan bir ilçe yönetimini belirlemiş olmak CHP olarak sonumuzu hazırlar.

 

 

Deniz Emin Tüfekçi