CHP MYK ve Parti Meclisinin aday belirleme operasyonu, ya da komedi dükkanı…..

Örgütün önemi, parti içi demokrasi.. ön seçim…,eğilim yoklaması ….üstüne üstlük kamu oyu yoklaması, aday adaylarının parti içi eğitim seminerlerine katılması zorunluluğu vs. vs ….

Geçen 7-8 ay boyunca CHP yönetiminin ,Genel Başkanın söylemleri ve bir kısım uygulamaları bu yönde idi. Haziran 2013 sonunda yapılan MYK toplantısında alınan kararların uygulanmasını tam 7 ay boyunca sabırla bekledi. Varılan noktada ise  aday belirleme konusunda söylediklerinin hiç birini yapmadıkları, aday adaylarının çoğunu  aptal yerine koydukları görülmüş, bazı yerlerde açıkladıkları, adayımız sensin diyerek görkemli törenlerle halka tanıttıkları adayları 3 hafta sonra ‘’pardon’’ bile demeden yerine getirdikleri bir başkası ile değiştirmekten çekinmemişlerdir.

Aday  belirleme çalışması  bir belediye başkanı adayını belirleme operasyonu niteliğini hiç bir yönüyle taşımıyor .Yapılan  bir tasfiyehareketidir. Denebilir ki doğaldır siyasetin doğasında bu tür tasfiyeler vardır, ancak görülen o ki, bu tasfiyenin  bir yönü rant paylaşımı, bölüşümü olsa da asıl önemli olan diğer yönü CHP'de ''siyasetin’’ tasfiyeye uğruyor olmasıdır. CHP siyasetin konuşulmadığı, önemsenmediği bir dernek, kulüp havasında yönetilmeye çalışılmakta, iktidar gibi bir amaç taşıyor görünmemektedir. Devam edilmesinde yarar görülmeyen başkanlarla ilgili tek bir siyasi,işlevsel açıdan  eleştiri ortaya konmazken, görevli tasfiye memurları  konumuna indirgenmiş  karar vericiler de neyi tasfiyeye memur edildiklerinin bilincine varamadıkları için günde 3 ayrı kararı , karar düzeltme olarak almaya başlamışlar, 3 hafta önce alıp uygulamaya soktukları kararları da fütursuzca ortadan kaldırmaktan çekinmemişlerdir.

CHP'de güncel deyimiyle bir ''paralel yapı'' mı var, bunu bilemiyorum ama ortalıkta  geometri terimine uygun'' yamukluklardan''geçilmediği aşikar.

Abuk, sabuk aday belirleme yöntemleriyle alınan sonuç yamuk olacaktır.

Baykal döneminin örgütü  işlevsiz kılarak partide köşe başlarını tutma  alışkanlığının CHP’ni ısrarla iktidardan uzak tutuğunu anlayamayan yeni CHP kadroları, ‘’biraz da bu keyfi biz sürelim’’ anlayışıyla ne üyelikleri yenileyip eğitimden geçmiş kadroları  iş başına getirmişler, ne parti içi demokrasinin göstergelerinden biri olan Kadın ve Gençlik Kollarına oy hakkı verecek düzenlemeyi tüzük kurultayında önermişler, ne Milletvekili ne de Yerel seçimlerde örgütün ön seçimini zorunlu kılmışlardır. Tam aksine parti içi seçimlerde adaylık için %10 barajı, aday üyeliğin kaldırılması gibi düzenlemeleri önermiş, kabul ettirmişlerdir.

Mevcut durum öncelikle  partinin görünümünü  ekonomi deyimiyle olağan’dan durağana, seçim sonucu görüldüğünde de durağandan negatife dönüşecektir.

CHP, AKP’nin içinde bulunduğu bu tabloya rağmen Türkiye genelindeki oy oranını yeterli düzeye çıkaramayacak, ancak Mayıs ayında toplanması kuvvetle muhtemel olağanüstü kurultay sonucu partiyi yerel seçimlerde yamuk yumuk hale getiren kadrolar tasfiye edilecektir.

Daha bir hafta öncesine kadar İstanbul Belediye başkanlığını kazanacağına kesin gözüyle bakılan Mustafa Sarıgül’ün de özellikle İstanbul’da  oluşan tablodaki  küçük de olsa rolü nedeniyle genel başkanlık yarışında bu aşamada pek şansı olmayacaktır.

Kimileri bu değerlendirmeleri erken, ya da dayanaksız görebilir. Şunun şurası 3-4 aylık bir süre var önümüzde bekleyelim, görelim derim.

Başlığa dönelim; TV’nin sevilen  eğlence programı Komedi dükkanında yapılanlar ,CHP MYK kararları yanında sahiden çok sönük kalmaktadır.

 

Bu amatör topluluğun  beceriksizlik  konulu alemi kahkahalarla güldüren kararsızlık içeren tavırlarında aldıkları kararlar ne yazık ki  CHP tabanının içini acıtmakta, bu partinin adı ile uyumsuz uygulamaları binlerce kez sorgulatmaktadır.

Kahinlik yapmıyoruz, işimiz kehanet değil, görünen köy kılavuz istemez .Yarın bir başarısızlık durumunda sorgulanması gereken  nedenler bunlardır.