Örgüt Toplantısı

Gelenekselleşmiş uygulamalar genellikle sanki tüzük gereği imiş gibi  algılanır.

Galiba yanlış hatırlıyorum sanısıyla son güncellenen CHP tüzüğüne bir kez daha baktım.Örgüt toplantısını zorunlu kılan açık bir madde yok.

Yazıyla,''CHP  İlçe birimleri her ay İlgili birimlerce uygun görülecek bir mekanda ya da İlçe merkezinde üyeleriyle düzenli olarak toplantı yapar...'' türünde  bir madde yok.

Ancak tüzük içine yerleştirilmiş öyle maddeler var ki, düzenli örgüt toplantısı yapılmadan üyelerle etkileşim ya da iletişim ,görüş alış verişi ,yüz yüze temas sağlamak, ve daha da önemlisi halkla ilşki kurmak  olanaksız.

Sanırım  bu konu Genel Merkez yöneticilerinin, başta sayın Genel Başkanın  dikkatini çekmiş olmalı ki hem sayın Genel Başkan, hem sayın İstanbul İl başkanı üstüne basa basa her seferinde örgüt toplantısının önemini vurgulamışlar hem de bu konuda özen göstermeyen örgüt yöneticilerine açık bir uyarıyı konuşmalarında yapmışlardır.

Sadece uyarı ile yetinmeyen Genel Merkez yöneticileri ve sayın İstanbul İl başkanı bu konuda gereğini yerine getirmeyen İlçe yönetimlerini görevden almakta tereddüt göstermemişlerdir.Örneğin,

2012 yılında Kadıköy CHP iİçe yönetimi, görevden alındığı zaman ortaya konan gerekçe ''düzenli örgüt toplantısı  yapmamış '' olmalarıydı.

Bilindiği üzere,CHP genel başkanının talimatları,İl başkanının bu talimatlar doğrultusunda yaptığı uygulamalar en az tüzük maddeleri kadar önemlidir.Kaldı ki,CHP örgüt tolantıları  her hangi bir tüzük şartı aranmadan neredeyse CHP kurulduğu günden bu güne dek gelenekselleşmiş,benimsenmiş, aksine bir uygulama ,aylık örgüt toplantısının yapılmaması olağan dışı bir gelişme olarak kabul edilegelmiştir.

Hal böyle iken, İstanbul,Adalar ilçesinde bütün bu talimatlar,hatta sayın İl Başkanının en sonuncusu 9 eylül 2012 tarihinde yapılan Adalar ilçe örgüt toplantısında üstüne basarak belirttiği, '' Adalar ilçesinde örgüt toplantısının yapılmamasını bir sorun olarak görüyorum, bundan sonra bu işin takipçisi olacağım'' sözünü vermesine, aynı gün sayın CHP Adalar  İlçe başkanının ,''Evet ,bu güne kadar çeşitli nedenlerle örgüt toplantısı yapmakta sıkıntılarımız oldu, söz veriyorum bundan sonra düzenli olarak aylık örgüt toplantısı yapacağım'' benzer bir sözü vermesine karşın, aradan tam  dört ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen her hangi bir örgüt toplantısı yapılmamıştır.

 

''Örgüt toplantısının yapılmasının ne yararı olacak ki, yine belli adamlar konuşacak, birileri onlara cevap bile vermeyecek,, kendi kenimizi tatmin etmekten öteye bir anlamı olmayacak...'' diyenler olabilir.

Halbuki örgüt,yönetimin gövdesidir.Gövdesi ile bağı olmayan bir başın bir çok  fonksiyonu ortadan kalkar.Eli ayağı toplumun içinde olmayan bir baş fonksiyonsuz kalmaya mahkumdur.

.

CHP'nin idare ettiği Adalar belediyesinin  uygulamaları ister istemez halk tarafından olduğu kadar CHP'li üyeler tarafından da sorgulanmakta, eleştirilmektedir.Haklı ya da haksız, sayın  İlçe Başkanı ve sayın Belediye Başkanı  bu eleştirilerden nasibini almakta, yüz yüze bir bilgi akışı ortamı yaratılmamadığı için,yani herkesin aklındaki soruyu sorabileceği, bu sorulara varsa ilgililerin yanıt verebileceği bir ortam yani örgüt toplantısı yapılmadığı için ortaya sevimsiz bir tablo çıkmakta, bir tarafta suçlamalar, diğer tarafta haksız ,dayanaksız suçlamalarala karşılaştığını  iddia eden  İlçe ve Belediye yönetimleri sonuçsuz bir didişmenin parçası olmaktadır.

Genel deyişiyle bir tarafta ''Kahve köşelerinde, içki masalarında bizi eleştiriyorlar'''  yakınması, diğer tarafta '' seni bu partinin üyeleri seçti, yaptığın her işten, attığın her adımdan bizi haberdar edeceksin, etmelisin de..'' türü yerden göğe haklı olduğunu düşündüğüm eleştiriler havada uçuşmaktadır.

Bunun temel nedeni ise İlçe yönetiminin bu ortamı sağlayacak düzenli aylık örgüt toplantısı yapmaktan kaçınmasıdır.

Örgüt toplantılarının yapılması herşeyden önce hem İlçe, hem de Belediye yönetiminin lehinedir.Örgütle bütünleşmenin anahtar olduğu kabul edilirse, halka ulaşmak onların sorunlarını çözebilecek ,beklentilerini karşılayabilecek ortam yaratılabilecektir, üyeler ile yönetimin yabancılaşmasının önüne geçilebilecektir.

''Halk için halkla birlikte yönetimin'' şiarı bu anlayıştan,yani örgüt toplantılarından geçer.

 

Görev, Adalardaki bu tabloya göz  atıp gereğini yapacak,önce ilçe, eğer yapmadığı takdirde İl ve Genel merkezdeki ilgili birimlerin yöneticilerindedir.

Yöneticiler sözlerinin arkasında durmalıdırlar.Verilen sözler onların şahıslarının olduğu kadar, makamlarını da bağlar.

Göstermelik,alel acele ,şeklen yerine getirilmiş ivedi bir toplantı ile bu işler çözülemez, belki birilerine 3-5 ay daha süre kazandırır ama hem parti yöneticilerinin sözlerine güven kaybolur, hem de CHP güç kaybeder.

Deniz Tüfekçi