12 Haziran 2011 günü yapılan seçimlerle Türkiye de her yönüyle yepyeni bir dönem başlamış oldu. Seçim sonuçlarının çok kısa bir değerlendirmesini yapacak olursak:

 

1) Türkiye de 60 dolayında siyasal parti vardır. Bunlardan ancak 15’i seçimlere katılabilmiştir. %10 barajının etkisi ile de ancak üç parti meclise girebilmiştir. Sistem iki, en fazla üç partili bir meclisi zorluyor. Bu nedenle küçük partiler kendilerine en yakın gördükleri parti ile birleşmelidirler.

2) Bağımsızlar; (Doğu ve Güneydoğu’yu bir kenara bırakırsak) üç büyük ilimizde alınan oylar da göstermiştir ki gerçek bağımsızların özellikle büyük illerde seçilme şansı hiç yoktur. Örneğin Tuncay Özkan kendisi seçilemediği gibi CHP’ye bir milletvekili kaybettirmiştir.

3) Seçimlerin en başarılısı tartışmasız BDP dir. Okuma yazma oranının hatta Türkçe konuşma oranının bu kadar düşük olduğu yerlerde bu kadar büyük başarı tek kelime ile örgütlü ve organize çalışmanın sonucudur. Diğer başarılılara gelince ; AKP, MHP ve CHP dir.

Bu saptamalardan sonra CHP yi değerlendirelim

AKP %49,80 CHP % 25,98 MHP % 13,02 Bağımsızlar % 6,59 oranında oy alarak AKP 327 CHP 135 MHP 53 Bağımsızlar (BDP) 35 milletvekili çıkartınca 13 Haziran sabahı CHP de tartışmalar başladı.

Alınan sonuçlar mutlaka irdelenmelidir. Seçim analizleri soğukkanlılıkla, objektif olarak aritmetik veriler ışığında yapılmalıdır. Ancak CHP içindeki bir kanat seçimlerin üzerinden 24 saat bile geçmeden yandaş medyada veryansın ettiler. Buna karşılık yönetimde bulunan bazı kişilerde başarının büyük olduğunu bu kadar kısa zamanda ancak bu kadar olabileceğini anlatmaya çalışıp durdular. Her iki tarafta olaya duygusal yaklaşmaktadır. Tarafldiar , her sosyaldemokrat partinin en önemli özelliği olan özeleştiri yapma yerine karşılıklı suçlamayı tercih ediyordu. Bir taraf apar topar kurultay çağrısı yapıyor ve imza toplamaya başlıyor. diğer taraf ise muhtelif il ve ilçe örgütleri ile basın açıklamaları yapıyor, bununla da yetinmeyip eski yönetimi protesto gösterileri düzenliyor. Hatta bazı parti yöneticileri eleştirilere sezsiz kalmayacaklarını disiplin kurullarını işleteceklerini söylüyor.  Ne büyük trajedi.

Önce kurultay çağrısının ciddiyetsizliğine dikkati çekmek istiyorum. Bu bir seçim sonuçlarının tartışılacağı kurultay değil sadece parti meclisinin dolaylı olarak genel başkanın seçileceği kurultay olacak.

Muhaliflerin!!! Kurultay gündemi aşağıdaki gibidir:

1.Açılış,

2.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı,

3.Kurultay başkanlık kurulu seçimi,

4.Genel Başkanın açılış konuşması,

5.Olağanüstü kurultay çağrısı yapan delegeler adına konuşma,

6.Parti meclisi üyelerinin seçimi,

7.Kapanış,

Yukarıda görüldüğü gibi bu bir CHP’yi iktidara getirme mücadelesi değil kendilerini iktidara getirme mücadelesi…

Çözüm: Derhal bütün ilçe örgütlerinde başta il başkanları olmak üzere, parti meclisi üyelerinin, MYK üyelerinin varsa milletvekillerinin ve belediye başkanlarının da katılımıyla geniş tabanlı ilçe örgüt toplantılarının yapılması toplantı sonuçlarının rapora dönüştürülerek genel başkana ulaştırılması. (Konu seçim sonuçlarının analizi olduğu için çözüm önerisi kısıtlı tutulmuştur)   Bu toplantılarda iki madde görüşülmeli 1. AKP’nin başarısının sırları 2. CHP’nin neden daha başarılı olamadığı. Eğer sonuçlar  sandık sandık, sokak sokak değerlendirilmez ve gerekli önlemler hızlı bir biçimde alınmaz ise daha çok 12 Haziran’lar yaşarız.