Cumhuriyet Gazetesi Davası Başladı

Çağlayan’da adalet ve özgürlük buluşması

 

Cumhuriyet gazetesi yazar, çizer, muhabir ve yöneticisi 11’i tutuklu, 17 çalışanının yargılandığı davanın ilk duruşmasında dayanışma seli yaşandı. Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde bir araya gelen yüzlerce yurttaş, hep bir ağızdan, “Gazeteciler çıkacak, yine yazacak” diye haykırdı. Tutuklu gazetecilere özgürlük dileğiyle gökyüzüne rengârenk balonlar bırakıldı

Cumhuriyet gazetesinin Şişli’deki binası önünde bir araya gelen Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyeleri ve çalışanlarımız, “Cumhuriyet susmaz” pankartı açarak adliyeye doğru yürüyüşe geçti. “Özgür basın susturulamaz”, “Susma haykır, haber alma haktır”, “Hak hukuk adalet” sloganı atılan yürüyüşe, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ve CHP Adana Milletvekili İbrahim Özdiş de katıldı. TGS grubu, adliyede DİSK Basın İş’in de aralarında olduğu meslek örgütleriyle buluştu. Adliye önünde “Hepsini istiyoruz bu Cumhuriyet davası”, “Cumhuriyet Susmaz” yazılı pankartlar açıldı. “Hemen şimdi, adalet’’, “Kahrolsun istibdat yaşasın Cumhuriyet’’, ‘’Gazetecilik suç değildir’’, ‘’Tutuklu gazetecilere özgürlük’’ dövizleri ve tutuklu gazetecilerin fotoğrafları da taşındı.

Katılım yoğundu

Burada yapılan ilk açıklamaya CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal, Barış Yarkadaş, Selinay Doğan, HDP milletvekilleri Garo Paylan, Filiz Kerestecioğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit, Avrupa Parlamentosu üyeleri Arne Lietz ve Rebecca Harms, Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Uluslararası Basın Enstitüsü Medya ve İletişim Direktörü Steven Ellis, EMEK Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş, Disk Basın-İş, Özgür Gazeteciler İnisiyatifi, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), LGBTİ aktivistleri, Öğrenci Kolektifleri, Gençay Gürsoy-Esra Mungan, Süleyman Çelebi modacı Barbaros Şansal, oyuncu Nur Sürer, oyuncu Defne Halman, Dev-Genç kurucularından Sarp Kuray ile çok sayıda gazeteci ve yurttaş katıldı.

‘Dünya bu davayı konuşuyor’

Uluslararası Basın Enstitüsü Medya ve İletişim Direktörü Steven Ellis, davaya uluslararası dayanışma mesajlarını iletmek için geldiğini kaydetti. Ellis, Türkiye hükümetine mesaj vermek istediğini belirterek şunları söyledi: “Muhalefeti susturmak ve hesap vermesi için açılan davalar sonuçsuz kalacaktır. Bu dava, gazeteciliği bir suç haline getirmek için. Bu dava 17 gazeteci ve yöneticinin kaderinden çok daha fazlasına karar verecek. Bu dava bu ülkede demokrasinin bir yeri olup olmadığını gösterecek. Biz işini yaptığı için hapiste olan her gazeteci için mücadelemize devam edeceğiz.’’

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran, ifade özgürlüğünün bir hak olduğunu ve bütün ulusların bu özgürlüğe saygı duymak zorunda olduklarını söyledi. Oran, “Bu dava sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir dava değil. Tüm dünya bu davayı konuşuyor. Demokrasinin iki ayağı vardır; biri düşünce özgürlüğü, diğeri haber alma özgürlüğüdür. Bu millet bu özgürlüklerin kısıtlanmasını hak etmiyor. Direne direne kazanacağız” diye konuştu.

 Cumhuriyet davası bir simge

HDP milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Türkiye’de ifade özgürlüğünün yıllardır olmadığını dile getirerek, “Tutuklu Cumhuriyet çalışanları içinde benim meslektaşlarım, avukat arkadaşlarım da var. Sadece Cumhuriyet’te çalıştıkları için hapse girdiler. Bildiğiniz gibi bu ülkede gazeteciler terörist, siyasetçiler terörist, kadınlar terörist, sadece iktidar yanlıları terörist değil. Böyle bir ülkede adaleti aramak gerçekten zor” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, muhalif basına dönük operasyonların devam ettiğini vurguladı. Yarkadaş, “Cumhuriyet çalışanları sorgusuz, sualsiz ve iddianamesiz uzun süre cezaevinde kaldılar. İktidar, FETÖ ile ilişkisini gizlemek için Cumhuriyet’i hedef aldı ve içi bomboş bir iddianame hazırladı” dedi. İddianamenin bir balon olduğunu söyleyen Yarkadaş, sözlerinin ardından elindeki balonu patlattı.

109 yıl öncesi gibi

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, Cumhuriyet yazar ve yöneticilerinin yargılandığı davanın 24 Temmuz gazeteciler bayramına denk gelmesinin çok anlamlı olduğunu söyledi.

Her türlü özgürlüğe kısıtlama getirilen 2017 Türkiyesi’nde Gazeteciler ve Basın Bayramı’nın kutlanamayacağına vurgu yapan Canpolat, “Ne yazık ki 1908’de 2. Meşrutiyet öncesi ‘Kahrolsun istibdad, yaşasın hürriyet’ diyen Türkiye, 109 yıl sonra yine aynı noktaya gelmiştir. O günlerin bile gerisindeyiz. Cumhuriyet yazar ve yöneticilerinin sadece gazetecilik yaptığı ortaya çıkacaktır. Gazetecilik tutuklanamaz ve yargılanamaz. CHP olarak basının hür ve özgürce yayın yapmasını istiyoruz” diye konuştu.

Gerçeği yazdılar

Haziran Hareketi’nden Deniz Demirdöğen, Cumhuriyet davasının bir simge haline geldiğini söyleyerek, “Cumhuriyet gazetesi çalışanları bugün gerçeği yazdıkları için cezaevindeler. Gerçekler susturulamaz. Umut ediyoruz ki bu dava bugün bitecek” diye konuştu.

 

‘Örgütlü kötülük kaybedecek’

‘Cumhuriyet Davası Koordinasyonu’ adına açıklama yapan Beyza Metin, aradıkları tek şeyin hakikat olduğunu söyledi. Hükümetin Türkiye’yi dünya halkları nezdinde terör destekçisi bir ülke konumuna sokan politikalarını, silah desteğini teşhir eden Cumhuriyet gazetesinin yazarları ve yöneticileri aydınlığın temsilcisidir, iktidar politikaları doğrultusunda aynı başlıkla gazete çıkarmaktan utanmayan onlarca yönetici ve yazar karanlığın. Hiç kuşkumuz yok, bu istibdat rejimi de kendinden öncekiler gibi yıkılacak. İçerdeki arkadaşlarımız da biliyor, biz de biliyoruz. Örgütlü kötülük kaybedecek. Biz kazanacağız.” Gazetecilik kazanacak

Dışarıdaki Gazeteciler adına açıklama yapan Candan Yıldız ise “Cumhuriyet ile yaşıt olan Cumhuriyet gazetesi teröre destekle itham ediliyor. Cumhuriyet gazetesini susturmaya çalışanlar bugün dışarıdaki gazetecilere de parmak sallıyor. Karanlık günlerden geçtiğimiz muhakkak. Kimse endişe etmesin gazetecilik kazanacak. Çünkü bu ülkenin gerçek gazetecileri herkes için ifade özgürlüğünü savunacak.”

‘Deniz Yücel vurgusu’

Avrupa Parlamentosu adına konuşan Arne Liets, “Bizler dayanışma için buradayız. Deniz Yücel için de adalet diliyoruz” dedi. Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Rebecca Harms, Ahmet Şık’ın arkadaşı olduğunu ve onun için Türkiye’de olduğunu söyledi. “Basın özgürlüğü demokrasinin temelidir” diyen Harms, şunları söyledi: “Sizler, burada olanlar bizim kahramanlarımızsınız. Sizlerden cesaret alıyoruz. Türkiye’nin bütün vatandaşlarına iyi şanslar diliyorum. Ayrıca Türkiye’deki demokrasi sorunu bütün dünyanın sorunudur. Tekrar dayanışma dileklerimi iletiyorum.”

 cumhuriyet gazetesi