CHP'li Yarkadaş: "Halkevi üyeleri halkı dostluğa davet ettiler."

 CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, "Bakanlık, savcılık ve hakimlik laikliği savunan gençleri uyduruk bir gerekçeyle tutuklattı" dedi.

İstanbul Okmeydanı`nda  kahvehanede yaptıkları laiklik çağrısı sonrası İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla gözaltına alınan Halkevi Üyesi Ayşegül Başar ile Hamit Dışkaya tutuklandı.

Savcılık tarafından 14. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Halkevi üyelerinin tutuklanması sonrası Çağlayan Adliyesi önünde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Yarkadaş, karara tepki gösterdi.

Yarkadaş, "Halkevi üyelerine (Sizi laikliği savunduğunuz için tutukluyoruz) diyemedikleri için suç uydurdular" dedi.

Başar ve Dışkaya'nın TCK 216'dan tutuklamaya sevk edildiğini belirten Yarkadaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Savcılık ve hakimlik, bu maddeyi ilgisiz bir yerden ve tersten yorumladı. Bu madde, halkı kin ve nefrete sevk etme suçlamasıdır. Halkevi üyeleri, aksine halkı dostluğa davet etmiştir. IŞİD karşıtı olmak, terörü lanetlemek ve halkı laikliğe davet etmek, suç değildir. Aksine her yurttaşın, tutuklama kararı verdirten savcı ve Hakimlerin de görevidir."

Laikliğin Anayasa'nın 2. Maddesi olduğunu hatırlatan Yarkadaş, "Ayşegül ve Hamit'in savunduğu değerlerin arkasında milyonlar var. İçişleri Bakanlığı, IŞİD'in lanetlenmesinden ve laikliğe çağrı yapılmasından niye gocunuyor? Bu tutuklamayla neyin üstü örtülmeye çalışılıyor?" diye sordu.

Laikliği savunmaktan hiçbir koşulda vazgeçmeyeceklerini belirten Yarkadaş, "Az önce tutuklanan Hamit ve Ayşegül'le konuştum. Her ikisi de (Laikliği savunmaya devam edeceğiz) dedi. Hamit tutuklama için hiçbir delilin ve gerekçenin olmadığını da ilave etti sözlerine. Moralleri çok iyiydi. Her ikisi de gülümseyerek gittiler" diye konuştu.

EŞİ VE AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Öte yandan, tutuklamaya tepki gösteren Hamit Dışkaya'nın eşi Ayşe Dışkaya kararı duyunca fenalık geçirdi. CHP Milletvekili Barış Yarkadaş ile Halkevi üyelerinin müdahalesiyle sakinleştirilen Ayşe Dışkaya "Benim kocam yetimlere sahip çıktı. Suç işlemedi, laikliği savundu. Yine savunacağız" diye bağırdı.

Avukat Aziz Aytaç ise karara itiraz edeceklerini açıkladı.

ALTIOK: LAİKLİK KARŞITI SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARDA BULUNAN KAÇ KİŞİ HAKKINDA İŞLEM BAŞLATMIŞTIR? 

CHP İnsan ve Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok’un, Yılbaşında İstanbul Ortaköy’deki silahlı terör eylemi öncesi ve sonrasında yapılan laiklik karşıtı sosyal medya paylaşımlarına ilişkin yazılı soru önergesi şöyle:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla dilerim.

Zeynep Altıok
İzmir Milletvekili

Yılbaşı gecesi İstanbul Ortaköy’de gerçekleştirilen terör eylemi sonucu 39 insan öldürülmüş, aralarında ağır yaralıların da bulunduğu 69 insan yaralanmıştır. Göz göre göre gelen bu katliam ve bu katliamın ardından buna övgüler dizen sosyal medya hesapları görülmüştür. İsimsiz, anonim onlarca hesabın dışında kendisine gazeteciyim diyen kimi isimlerin de daha katliamdan birkaç saat evvel yılbaşı kutlayanları hedef gösterdiğine tanıklık edilmiştir. Günler öncesinden başlayan yılbaşının hedef gösterilmesi, Noel’in hedef gösterilmesi, Noel Baba kostümü giyilerek başına silah dayanması, sokaklarda Noel Baba’nın sakallı biri tarafından yumruklandığı pankartlar asılması, Hristiyan yurttaşlarımızın hedef gösterildiği bildirilerin dağıtılması ardından gerçekleşen bu denli korkunç bir terör eylemi toplumda derin bir endişeye sebebiyet vermiştir. 

Yılbaşı kutlamalarından hemen önce Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kutlamaları haram kılan fetva yayınlamıştır. Yeni Şafak Gazetesi’nde muhabir Yılmaz Bilgen Noel Baba’ya roketle hedef alırken çizilmiş bir karikatür paylaşmış, “Türkmendağı’nda bir mücahidin gözünde Crismis…” ifadesini kullanmıştır. Katliamın hemen ardından Kanal A televizyonundan Bayram Zilan ve Serdar Arseven isimli iki gazeteci katliamı yorumlamış ve Arseven aynen şu ifadeleri kullanmıştır: “Kim ortalığı havaya uçurursa uçursun yılbaşı kutlamaları haramdır, karşıyız.” Milli Gazete isimli gazete ise katliamın olduğu gün “Bugün son gün, bu son uyarı! Kutlama!” manşetiyle çıkmış yılbaşı kutlamalarını hedefine almıştır. 

Milli Eğitim Bakanlığı haftalardır okullarda yılbaşı kutlamalarının yasaklandığına, yılbaşı kutlamalarının kültürümüzde yer almadığına dair resmi yazıları il ve ilçelerde okullarda dağıtmaktadır. Bunlarla birlikte İçişleri Bakanlığı’nın resmi twitter hesabı Okmeydanı’nda bir kahvehanede laiklik konulu açıklama gerçekleştiren Halkevi üyelerinin videolarını “Terörle Mücadele Birimlerine ilettik, gördüğünüz yerde ihbar edin" mesajıyla paylaşmıştır. Bu sabah da 05.30’da Okmeydanı’ndaki kahvehanede laikliği savunan Halkevleri üyesi ve Cumhuriyet Gazetesi çalışanı Ayşegül Başar’ın gözaltına alındığı bilgileri internet haber sitelerinde yer almıştır.

1. Türkiye’de laikliği savunmak suç mudur? Laiklik konulu kahvehane toplantıları gerçekleştirmek suç mudur? Okmeydanı’nda Halkevleri üyelerinin yaptıkları laiklik konulu açıklamada suç unsuru bulunan ifadeler hangileridir? 
2. İçişleri Bakanlığı resmi hesabından böylesine provokatif bir paylaşımda bulunan, toplumu dindar-laik eksende ayrışmaya ve çatışmaya yönlendiren, toplumun bir kesimini bizzat Bakanlığın attığı tweetten dolayı rencide eden bu skandal paylaşımı gerçekleştiren görevliler hakkında yasal işlem başlatılmış mıdır? 
3. İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü hesapları ve mailleri aracılığıyla bugüne kadar kaç sosyal medya hesabı ve paylaşımı hakkında ihbar alınmıştır? Bunların kaçı, hangi terör örgütleriyle ve terör eylemleriyle ilgilidir? Bunların kaçıyla ilgili soruşturma başlatılmıştır? 
4. İçişleri Bakanlığı sosyal medyada cihatçı paylaşımlar eşliğinde laikleri, Alevileri, Atatürkçüleri, solcuları hedef gösteren, tehdit eden kaç sosyal medya kullanıcısı hakkında işlem başlatmıştır? Bu soruşturmaların sonucunda kaç kişi ceza almıştır?
5. İçişleri Bakanlığı tarafından laikliği savundukları için Halkevleri üyeleri hakkında Terörle Mücadele Birimleri ihbar üzerine harekete geçirilerek, Halkevleri üyesi Ayşegül Başar ihbarın üzerinden 24 saat geçmeden gözaltına alınırken, “Türkmendağı’nda bir mücahidin gözünde Crismis…” ifadeleriyle Noel Baba’yı roketle hedef alan karikatür paylaşımı, terör eylemine sevinen hakem gibi sayısız sosyal medya paylaşımı hakkında işlem yapılmamasının gerekçeleri nelerdir? Sosyal medya paylaşımı hangi hukuki gerekçe ile gözaltı sebebidir? Sosyal medya paylaşımı ile gözaltına alım hukuki ise, neden bu zamana kadar halkı kin ve nefrete teşvik eden sosyal medya paylaşımları için hukuki işlem yapılmamıştır?
6. 31 Aralık 2016 tarihli Milli Gazete’de “Bugün son gün, bu son uyarı! Kutlama!” manşetini atan gazete sorumluları hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldı ise sonuçları ne olmuştur? Başlatılmadıysa ne zaman başlatılacaktır?
7. İçişleri Bakanlığı tarafından Ortaköy’deki vahşi terör eyleminden sonra, bu terör eylemini ve teröristi öven sosyal medya kullanıcılarıyla ilgili işlem başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa kaç kişi hakkında işlem başlatılmıştır? Başlatılmadıysa ne zaman başlatılacaktır?
8. Noel Baba ve Noel Baba’ya yönelik yumruklu saldırıyla resmedilen, yılbaşı ve Noel’i hedef alan pankartlar hangi il ve ilçelerde kaç adet asılmıştır? Bakanlığınız bunları tespit etmiş midir? Bakanlığınız, bağlı birimler ve belediyeler aracılığıyla bunlara müdahale etmiş midir? Kaçı toplanmıştır, kaçı Bakanlığınızın ve belediyelerin farkında olmasına rağmen tüm hafta boyunca asılı kalmıştır? 
9. Türkiye’nin laik-dindar, Alevi-Sünni eksenlerde kırılmalar yaşamasına sebebiyet verecek, tehdit, hedef gösterme, hakaret, aşağılama içerikli paylaşımlarda bulunan, sosyal medya kullanıcılarını en basit hükümet eleştirilerinde bile sıklıkla yine Bakanlığınıza ileten, toplumu bizzat İçişleri Bakanlığı ve Emniyet’le korkutup, sindirmeye çalışan; toplumla devlet arasındaki ilişkinin güvensizlikle biçimlenmesine neden olan, devlete dair aidiyet duygularının sorgulanmasına sebebiyet veren sosyal medya hesapları hakkında herhangi bir işlem başlatılmış mıdır? İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün iktidar muhalifi vatandaşlar üzerinde bir sopa gibi kullanılmaması için aldığınız önlemler nelerdir?

 

AĞBABA: "LAİKLİK İSTEYENLERİ DEĞİL KATLİAMCI BARBARLARI YAKALAYIN"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, İçişleri Bakanlığı’nın Twitter hesabından laiklik çağrısı yapan gençleri hedef göstermesi ve ardından bir gencin gözaltına alınması üzerine yazılı bir açıklama yaptı.

Ağbaba’nın yazılı açıklaması şöyle:

“İçişleri Bakanlığı, ülkenin her yerinde patlayan bombalar üzerine bırakın sorumluluk almayı, bu duruma tepki gösterenlerin peşine düşmüş durumda. Katliam yapan cihatçı barbarların peşine düşmek yerine, laikliği savunan gençleri gözaltına almak, AKP’nin zihin yapısını çok net şekilde ortaya koyuyor. İktidar sahiplerine göre, laiklik çağrısı yapanlar, insanlık düşmanı, medeniyet düşmanı barbarlardan daha tehlikeli görülüyor. Laiklik isteyen gençleri hedef gösteren İçişleri Bakanlığı, günlerdir yılbaşı için katliam çağrısı yapanlar için herhangi bir soruşturma başlattı mı? Katliamın ardından saldırıyı öven kişiler hakkında bir araştırma içine girdi mi?
Teröristlere, katillere, günlerdir yılbaşı için katliam çağrısı yapanlara göz yuman, tutuklamayan iktidar, muhalif gazetecileri, sosyal medyadan cumhurbaşkanını eleştiren 13-14 yaşında çocukları, laikliği savunan gençleri kıskıvrak(!) yakalayabiliyor. Böyle bir düzenin ülkemizi götüreceği yer Taliban Afganistanı’dır.

Anayasamızın değiştirilmesi teklif dahi edilemez 2. Maddesini savunmak ne zamandan beri terörizm sayılır oldu? Bu ülkenin kurucu değerlerini savunmak ne zamandan beri suç oldu? Bizim hayalimizdeki ülke, laikliğin, özgürlüğün ve demokrasinin hakim olduğu bir ülke iken, AKP’nin hayali, dinci faşizmle yönetilen bir dikta rejimidir. Rejimi bir anayasa teklifi ile değiştirmek isteyen AKP, mevcut anayasanın savunulmasını bile suç sayıyor.

Bugün iktidar borazanı havuz medyasında CHP’li milletvekilleri arsızca ve pervasızca hedef gösteriliyor. Yıllarca IŞİD’e terör örgütü diyemeyenler, teröre yardım ve yataklığı tescilli paçavralarından bizleri hainlikle suçluyor. Bu alçakça iftiralara karşı parti olarak her türlü hukuki girişimde bulunacağız. Bu örgütlü yalanları kimsenin yanına bırakmayacağız.

AKP’ye çağrımızdır.

Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada laiklik huzurun, barışın ve demokrasinin güvencesidir.

Biz meydanlarda laikliği, demokrasiyi ve Cumhuriyetimizi savunmaya devam edeceğiz. Gücünüz yetiyorsa çocukları ve gençleri değil bizleri tutuklarsınız.

Ne yaparsanız yapın, bu ülkeyi bölmenize, bu Cumhuriyeti yıkmanıza izin vermeyeceğiz!”