“DEMOKRATİK TÜRKİYE’YE” DÖNÜŞÜM İÇİN SN. DENİZ BAYKAL’IN ÖNERDİĞİ “YOL HARİTASINDAN”,  ÖZÜMSEDİKLERİM:

 

1.- Anayasa Refrandumu sonuçları meşru değildir.

    YSK’nın ‘hukuk, kural ve gelenek dışı’ müdahalesi  altında, resmen ‘%51,4 EVET, %48,6 HAYIR’ olarak açıklanan Anayasa Refrandumu sonuçları ‘toplum vicdanını, hukuk devleti normlarını’ derinden yaralamıştır. Bu durum kabul edilemez,  sürdürülemez.

    Nasıl ki 1946 seçimleri o günün koşullarında CHP’nin bir ayıbı idi ise; demokrasi kültürü ve Hukuk Devleti kurallarının çok daha gelişmiş olması gereken bir çağda yapılmasına rağmen bu Referandum da, ‘AKP iktidarının, günümüz Yargı ve Yürütme Erkleri’nin’ çok büyük ayıbı ve yüzkarasıdır.

 

2.- Türkiye, Milletin en az yarısının benimsemediği bir Anayasa ile yönetilemez.

    Böyle bir durumun sürdürülebilmesi mümkün değildir. ‘Erkler Ayrılığı İlkesi’, ‘Bağımsız ve Yansız Yargı’, ‘Etkin, Etik Kurallarına bağlı, Millet İradesini tam olarak yansıtan bir Parlamento’, çağdaş demokrasilerin temelidir. Böyle bir çatı eksiksiz olarak hayata geçirilmeden Hukuk Devleti olunamaz; Laik Demokratik Cumhuriyetimizin ideal ve kuralları yaşatılamaz.

 

3.- TEK Adam Rejimi ile onun anayasal dayanakları ‘2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi’ ile mutlaka engellenmelidir. Bu amaçla, Cumhurbaşkanlığı Seçimi çalışmalarına derhal başlanılmalıdır.

    Bir taraftan yurtiçi ve taraf olduğumuz tüm yurtdışı zeminlerde ‘meşru olmayan Referandum sonuçlarına’ yönelik hukuki mücadele sürdürülürken; diğer taraftan ‘siyasi, demokratik ve toplumsal’ değerler temelinde ‘Yeniden Aydınlanma Başkaldırısını’ hayata geçirecek örgütlü  siyaset çalışması derhal başlatılmalıdır.

 

4.- TEK ADAM Modeli’nin karşısında kitlesel siyasi mücadelenin karargahı doğal olarak CHP’dir. Bu bizim Demokratik Türkiye iddialarımızdan, Laik Demokratik Cumhuriyetimizin Kurucu Partisi olmamızdan kaynaklanan sorumluluklarımızın doğal sonucudur.

    HAYIR diyenlerin yaslanacağı en büyük siyasi örgütlenme CHP’dir. HAYIR kesimini bir arada tutmak ve onu sahiplenip, incitmeden büyütmek görevi ana muhalefet olarak CHP’nin bu ülkeye sorumluluğudur. Olması gereken CHP’nin; örgütü, kadroları ve tarihsel birikimi ile bu süreci yönetmesi ve sonuç almasıdır.

 

5.- Hedefimiz; ‘HAYIR Cephesi oylarını en az yüzde 55’in üzerine çıkartmak’ olmalıdır. YSK’nın açık engellemeleri sonucu resmen ‘Yüzde 48,6’ olarak açıklanan HAYIR Oyları, Milletimizin TEK Adam iradesine başkaldırısının yansımasıdır. Ancak bununla yetinilemez, bu sonuca sığınılamaz.

     Amaç ve hedefimiz; ülkemizin her yöresinden tüm insanlarımızı, ‘hak ve hukuklarına, kimlik ve inançlarına, emek ve  varlıklarına’ saygı anlayışı ile, ‘barış, hoşgörü  ve uzlaşma’ duygularıyla ‘CHP ilkeleri ve Sosyal Demokrasi’nin evrensel değerleri’ çerçevesinde kucaklayarak, HAYIR oylarını en az yüzde 55’in üzerine taşımak, ülkede TEK ADAM rejimine son vermek olmalıdır. 

    Bu mücadele çok ciddi bir Türkiye mücadelesi, anayasa mücadelesi olacaktır. Bu ülkede birlikte yaşamak isteyen, ‘barış, itibar, üretim, iş, aş ve manevi değerler’ diyenleri bir eksende buluşturacak bir söylem ve sözleşme ile toplumun karşısına çıkılmalıdır.  

    Bu amaç ve hedeflerle, mevcut Anayasa yerine, Demokratik İleri Türkiye’nin, Laik Çağdaş Modern Cumhuriyetimizin, özgürlükçü Yeni bir Anayasa Taslağı uzlaşmacı ve katılımcı bir anlayışla ele alınmalıdır. Toplumun ilgili tüm Sivil Toplum Örgütleri ile Siyasi Partilerinin bu çalışmaya katılmaları hedef alınmalıdır.

 

6.- Başarı halkımıza altın tepsi içinde sunulmayacaktır. Bu ilkeli onurlu erdemli mücadele herşeye değer, mutlaka yapılmalıdır. Bu mücadelede başarı; CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının nitelikleri, kendisinin yaygın halk kesimleri tarafından kucaklanması kadar, 2019'daki yaşamsal nitelikteki demokratikleşme yarışının ciddiyetini kavramış, HAYIR kesimini kavrayan inançlı kadrolarla, etkin bir siyasi çalışma yapılmasına bağlıdır.   

    Adayın davaya olan inancı, kararlılığı, deneyimi, inandırıcılığı olması çok önemlidir. Aday üzerine aldığı ağır tarihi sorumluluğun bilincinde olmalıdır. Bu ağır sorumluluğu başarma iddiasını taşıması gerekmektedir.

    Cumhurbaşkanı Adayı; “tek adama’ yetki veren bu anayasa değişikliğini uygulamayacağını, yetkilerini kullanmayacağını, seçildikten sonra partiden istifa edeceğini, tarafsız Cumhurbaşkanlığı yapacağını, en kısa sürede demokratik ve parlamenter düzeni esas alan anayasa için çalışma yapılmasının öncelikli hedef olarak alınacağını” topluma taahhüt etmelidir.

 

7.-Partisiz, Siyaset Dışı Aday Modelinin’ hiçbir başarı şansı yoktur. E. İhsanoğlu Modelini demokrasimiz ve Ülkemiz bir daha taşıyamaz. Bireysel çıkarlara değil, toplumsal değerlere dönük siyaset, demokrasilerin erdemidir... “Partisiz Aday” Modelini E. İhsanoğlu dayatması ile bir kez yaşadık. Demokrasimizin yeni bir ‘çöküntüye, hüsrana, oyalanmaya, kendi kendimizi kandırmaya’ tahammülü yoktur. Devletin tüm imkanlarını kullanan (kullanacak olan)  15 yıllık iktidar partisinin başındaki adaya karşı, örgütsüz bir adayın hiçbir ciddiyeti olamaz. “Türkiye’yi ilçe ilçe tanımayan, her kesimi taramamış olan, siyasi örgüt bağları ve siyaset birikimi olmayan” bir başkan adayının başarı şansı hiç yoktur.

 

8.- CHP, bu anlayışlar çerçevesinde  2019’da yapılacak seçimin CUMHURBAŞKANI ADAYINI en geç üç ay içinde belirlemelidir.

   CHP’nin CUMHURBAŞKANI Adayı; CHP’nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda kayıtlı üyeleri ile, Türkiye genelinde yapılacak ‘eğilim belirleme seçimi’ sonuçları ile belirlenmelidir.
    Cumhurbaşkanı adayı olmak isteyen tüm Partililerimiz, eğilim yoklamasına katılmalıdır. Bu kural  CHP Genel Başkanını da kapsamalıdır. Şu anda başka Parti üyesi olan kişilere de, Cumhurbaşkanı adayı olmak istemeleri durumunda, PM kararı ile ‘eğilim yoklamasına’ katılma olanağı sağlanmalıdır.

    Eğilim Yoklaması için Sandıklar; Büyük Şehir Belediyesi olan İllerde ‘CHP İlçe Başkanlıklarında’, diğer İllerde ise ‘CHP İl Başkanlıklarında’ kurulmalıdır.

    Cumhurbaşkanı adayı ile beraber uyum içinde çalışacak, toplumun farklı sosyal ve siyasi kesimlerinden öngörülecek sayıda kişi, o çevrelerin mutabakatı ile belirlenerek, ‘Cumhurbaşkanı yardımcısı adayları’ olarak belirlenerek, eş zamanlı olarak kamuoyunun bilgisine sunulmalıdır.

 

 

 Selam ve Saygılarımla. Algan HACALOĞLU  (15 Mayıs 2017- İstanbul)