FİKRİ SAĞLAR`IN DİSİPLİNE SEVKİ GÖRÜŞÜLECEK

 

 

 

CHP Parti Meclisi yarın saat 13.00’te genel merkezde olağanüstü toplantı çağrısıyla toplanacak.

 

Mersin Milletvekili Fikri Sağlar’ın CHP Tüzüğünün (70/A/a-b-d), (68/A,F) maddeleri uyarınca tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmesine ilişkin Merkez Yönetim Kurulu talebinin görüşülmesi ve karara bağlanması yer alıyor. Sağlar’ın, “kesin çıkarma cezası gerektiren parti suçu” işlediği gerekçesiyle disipline sevki isteniyor.

 

CHP Tüzüğünün “parti suçları” başlıklı 70. Maddesinin “Kesin Çıkarma Cezası Gerektiren Parti Suçları” başlıklı bendinin a fıkrasına göre; Programa ve Tüzük kurallarına, kurultay ve yetkili organ kararlarına aykırı davranmak,

 

B fıkrasına göre; Partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak,

 

D fıkrasına göre; Parti doğrultusuna ve temel ilkelere aykırı siyasal çalışmalara ve eylemlere katkıda bulunmak, parti suçunu oluşturuyor

 

Ne oldu ?

 

Fikri Sağlar: 'Tek adama karşıyım 'diyor, kendisi yapıyor!

 

Referandum sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı birleşen muhalif kanadın öne çıkan isimlerinden Fikri Sağlar, AKŞAM Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu. Sağlar, Kılıçdaroğlu'nun referandum boyunca 'Tek adam' propagandası yaptığını ancak aslında kendisinin partide tek adam rolüne büründüğünü söyledi.  'Her türlü göreve hazırım' diyerek genel başkanlığa adaylık sinyali veren Sağlar işte açıklamaları: 

 

Doğu bize sitem etti   

 

Referandum süresince Kars’tan başlayarak Ardahan, Iğdır, Hakkari ve Van’a giderek bir çok insanla görüştüm. Oralar bizim bıraktığımız, çekildiğimiz alanlardı. Bize “Neden buralardan çekildiniz?” diyerek sitem ettiler.  

 

Çatı aday için bedel ödemeliler 

 

2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminde partinin hiçbir organına danışılmadan karar vermeden bir çatı adayı belirlendi. Bu çatı adayı da partiyle hiç alakası olmayan, ilişkisi kurulmayan bir isimdi. Eğer partinin kurumlarına, örgütüne, grubunu, parti meclisine danışılarak karar verseydi CHP’yi kapsayan bir aday olurdu. Çatı aday bize zorla dayatıldığı için de örgüt sokakta zorunlu olarak destek verdi. Ekmeleddin İhsanoğlu ismini kimin çıkardığını partinin PM üyesi olmama rağmen bilmiyorum. Bu ismi ortaya çıkaranların ve arkasından gidenlerin bedel ödemesi gerekiyor. 

 

CHP lider partisi değildir 

 

Üstteki yapının değişmesi lazım. Bunu yapabilmek için düzenlemeye ihtiyaç var. CHP lider partisi değil, kadro partisidir. Son 10 yıla baktığımızda CHP lider partisi haline getirilmeye çalışılıyor. Partide tek adamlılığı değiştirmemiz gerekiyor. Söylediğinizde samimi olmadığınızı toplum görürse size güvenmez. Kılıçdaroğlu referandum kampanyasında 'tek adama karşıyız' propagandası yaptı ama kendisi tek adam oldu! Bu şuna benziyor; kadına şiddete karşı çıkıyorsun. Eylemler yapıyorsun ama eve gidip karını dövüyorsun.

 

Kendisi de aday olabilir, karar onun!

 

Biz bu toplantılarda Olağanüstü Kurultay talebini yaptık. Bundan sonra Kemal Bey kurultay çağrısı yapmalıdır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyüklüğü, zarifliği buradadır. Yeni bir yola yürümek için Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay çağrısına ihtiyaç vardır. Aday olabilir. Güvenoyu almak zorundadır. Parti en azından yeni bir yönetimle yola devam eder. Kurultayın iradesi en doğru kararı verir. Aday olup olmaması kendisinin vereceği bir karardır. CHP karar vermeli ve yola yürümelidir. 

 

Partim için her türlü göreve hazırım 

 

Benim aday olmak gibi bir talebim yok. Bu sonra verilecek bir karardır. 35 yıllık siyasi birikimimle bu uyarıları yapıyorum, önerilerde bulunuyorum. Bunun için her türlü göreve de hazırım. CHP bütün kimliklerden oy almalıdır. Kıyılara sıkışmış bir parti olmaktan çıkmalıdır. CHP içerisinde yurtsever insanlar, solcular olmalı. Bundan sonra bu kucaklamayı genişleteceklerin partisi haline gelmelidir.

 

Karar alınmasına izin vermiyor kulağına ne fısıldanırsa uyguluyor

 

Kemal Kılıçdaroğlu, PM'de herhangi bir karar alınmasına izin vermiyor. 6-7 saat tartışıyoruz ancak o, kulağına kim ne fısıldıyorsa kararını ona göre veriyor. 19 Aralık’ta Aylin Nazlıaka, Kılıçdaroğlu’na giderek “Atatürk portresini indiren kişi budur” demiş. 7 Şubat’ta PM’yi toplayıp Aylin Nazlıaka’nın partiden ihracı için bize geldi. Aradan 45 gün geçmiş ve biliyorsun. Bu kişileri çağırıp yüzleştirmiyorsun. Bizleri saatlerce tartıştırıyorsun.

 

Kriz yaratan açıklamalar zayıf kadronun işi!

 

Atatürk portresi, Hüsnü Bozkurt’un söylediği ‘Denize dökeriz’ sözü ve son olarak ‘Sine-i millet’ açıklamasının dallanıp budaklanmasının nedeni kriz yönetilememesidir. Kadro ve anlayış iyi değilse kriz yönetemezsiniz. Kadro ve anlayış çok zayıf.

 

Artık fedakarlık yok, tüm gemileri yaktık

 

CHP tabanı, eşitlik olsun, barış olsun diye önden gidiyor. CHP yönetimi de onların eteklerine tutunarak arkadan geliyor. Partinin bundan da kurtulması gerekiyor. Bugüne kadar fedakarlık yaparak buralara geldik. Artık fedakarlık yapmayacağız, olağanüstü bir kurultay gerekiyor. Olağanüstü kongre CHP’ye zaman kaybettirir. Onun için bir an önce olağanüstü kurultay yapılmalı. 

 

Zaman kaybedemeyiz

 

PM’de bunları konuştuk. Önce PM ve milletvekilleri toplandı. Daha sonra il başkanları. Sonra da belediye başkanları toplanacak ve artık bir karar alınacak. CHP artık karar almak ve uygulamak zorundadır. Karar veremeyenlerin yerine 
karar vereceklerle yürümek zorundadır. Çünkü artık fedakarlık bitti. Bütün gemiler yakıldı

 

Haber merkezi 

 

 

 

 Partinin disiplinine herkes uymak zorunda

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Torun, "Yapılan bütün toplantılarda herkes görüşlerini ve düşüncelerini anlattı. Kararlar alınır ama kapıdan çıktıktan sonra partinin disiplinine herkes uymak zorunda." dedi.

 

arşiv ORDU

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, "Yapılan bütün toplantılarda herkes görüşlerini ve düşüncelerini anlattı. Bunların tartışılacağı yerlerde oralar. Orada değerlendirilir, kararlar alınır ama kapıdan çıktıktan sonra partinin disiplinine herkes uymak zorunda." dedi.

 

Torun, Ordu 19 Eylül Gazeteciler Cemiyetini ziyaret ederek gazetecilerin sorularını yanıtladı.

 

Bir gazetecenin Deniz Baykal'ın sözlerinin kamuoyunda tartışıldığını ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin ise seçimli olağanüstü kurultay çağrısıyla ilgili görüşlerini sorması üzerine Torun, bir referandum sürecini yaşadıklarını anımsattı. Torun, "Sayın Genel Başkan ve MYK bu referandum sürecinde CHP'nin bütün dinamiklerini değerlendirdi. Bütün örgütlerimiz ve milletvekillerimiz başta olmak üzere herkeste elinden gelen çabayı gösterdi. Bu arkadaşlarımızda hiçbir engelle karşılaşmadılar. Hatta kendilerine lojistik destekte verildi." diye konuştu.

 

Torun, referandum sonrası izlenecek yol haritasıyla ilgili parti içerisinde çeşitli toplantıların gerçekleştirildiğini aktardı.

 

Bu toplantıların saatlerce sürdüğünü ve değerlendirmelerin yapıldığını söyleyen Torun, "Yapılan bütün toplantılarda herkes görüşlerini ve düşüncelerini anlattı. Bunların tartışılacağı yerlerde oralar. Orada değerlendirilir, kararlar alınır ama kapıdan çıktıktan sonra partinin disiplinine herkes uymak zorunda. Bu partinin kurumsal kimliğini zedelemeden, bu kurumsal kimliğe zarar vermeden devam etmek zorunda." dedi.

 

Torun, arkadaşlarının düşüncelerine saygı duyduklarını ifade ederek, "Ama bunun yeri yandaş basına çıkarak açıklamalar yapmak, televizyon televizyon gezerek açıklamalar yapmak değil. Sonuçta hepsi sorumluluk sahibi, deneyim sahibi ve birikim sahibi. CHP'ye de değer katan ve burada çok önemli görevlerde bulunan parti büyüklerimiz. Onların sorumlulukları daha büyük. Dilerdim ki bunu yetkili kurullarda tartışıldıktan, konuşulduktan sonra... Bunu farklı yerde tartışarak alanı büyüterek sanki Cumhuriyet Halk Partisinde bir tartışma zemini oluşmuş gibi bir algı yaratılmasaydı." açıklamasında bulundu.

 

Seyit Torun, arkadaşların kişisel düşüncelerini açıkladıklarını vurgulayarak, "Tek üzüntümüz keşke bunlar yetkili kurullarda dile getirilseydi. Farklı zeminlerde, olmaması gereken zeminlerde tartışılmasaydı, konuşulmasaydı." diye konuştu.