Uğur Mumcu`nun alçakca katledilişinin 24. yıllında içten sevgi, saygı ve özlem ile anıyoruz.

 

 

Atatürkçü, antiemperyalist, cumhuriyetçi, laik, demokrat, bağımsız Türkiye'nin yılmaz savunucusu; yurtsever,devrimci, hep emekten yana olan, hep araştıran ve sorgulayan gazeteci Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 günü otomobiline konan bir bomba ile inandığı değerler uğruna taşeron şeriatcı güçler tarafından öldürüldü.

 

Katiller, Umut Operasyonu çerçevesinde yakalanan sanıklar, İran’da hangi kampta ve nasıl eğitim aldıklarını, kimlerle görüştüklerini tüm ayrıntılarıyla anlatacaklardı. Özellikle Ferhan Özmen, Necdet Yüksel ve Oğuz Demirİran gizli servisi Savama ve İran Kudüs Ordusu’nun ajanları tarafından daha özenle eğitileceklerdi. Tahran, İsfahan, Şiraz, Gazvin, Ahraz ve El Buruz Dağı’nın eteklerindeki kamplarında hem siyasi hem de askeri eğitim alacaklar, bombalı eylem konusunda uygulamalı ve uzman bir şekilde yetiştirileceklerdi. Hem de bu eğitimler birkaç kez tekrarlanmıştır. Türkiye’deki Kudüs Ordusu üyelerinin İran’ın çeşitli kentlerinde eğitim aldıkları belirlendiSavcı Keleş sonunda 11 Temmuz 2000 tarihinde düzenlediği basın toplantısında iddianameyi tamamladığını, Uğur Mumcu’nun ve diğer suikastların zanlılarının yakalandığını açıklayacaktı. Bu kişiler, Kudüs Ordusu Örgütü’nün lider kadrosu olan Ferhan Özmen, Necdet Yüksel, Rüştü Aytufan (Necdet Yüksel ve Ferhan Özmen birlikte Ahmet Taner Kışlalı`nın arabasına bombayı koyan)ve Oğuz Demir’di.
Bombalı eylemler
Üçüncü bölümde, yetkililerin “Umut operasyonuna ışık tutan belge” diye nitelendirdikleri ekspertiz raporunu okumuştur. Raporlardan ve kriminal bulgulardan söz açılmışken yine resmi kayıtlara ‘bombalı eylemlerden hangilerinin aydınlandığı’na dair elde edilen bulguların belirtildiği belgeyi yayımlayarak bazı iddialara da açıklık getirelim.
• Türk-İngiliz Kültür Derneği’nde (2 Nisan 1989) patlama olayında bulgu tespit edilemedi.
• Suudi Arabistan Elçiliği görevlisi Abdurrahman Ahmet Alsravi’nin (16 Ekim 1989) 06 CH 330 plakalı otosuna bomba konulması. Bulgu: Zaman ayarı.
• S.Arabistan Büyükelçiliği görevlisi Abdurrezzak Keşmiri’nin 06 CH 319 plakalı arabasına bomba konulması. (14 Ocak 1990) Bulgu: Kapsül.
• Diyanet Vakfı Kitabevi’ne konulan bomba. (18 Haziran 1990) Bulgu: Elektrikli kapsül-Saat-TNT.
• Ölümüyle sonuçlanan Doç. Dr. Bahriye Üçok’a yapılan bombalı eylem. (6 Ekim 1990). Bulgu: RDX-Elk.Kapsül-Kitap-Koli bandı ve kâğıdı
.
• Irak Büyükelçiliği’nde görevli Kays Ali Hüseyin’in 06 CH 114 plakalı arabasına bomba konulması. (26 Mart 1991) Bulgu: Elektrikli Kapsül.
• ABD Büyükelçiliği’nde görevli Victor Marwick’in 06 PC 982 plakalı arabasına yapılan bombalı eylem. (28 Ekim 1991) Bulgu: Mıknatıs-RDX (güçlü patlayıcı türü)-Mandal-Misina-Bant.
• Mısır Büyükelçiliği’nde görevli Abdullah Hüseyin el Kurabi’nin arabasına bomba konulması. Bulgu: Mıknatıs-Misina-9V.pil-RDX.
• Hürriyet gazetesine bomba konulması. (31 Aralık 1991) Bulgu: Pil-Bira Kutusu-Kablo-Saat.
• Hindistan Büyükelçiliği’nde görevli Yash Paul Kumar’ın 06 CF 11 plakalı arabasına bomba konulması. (12 Aralık 1992) Bulgu: Mekanik Saat- Pil- Elektrikli Kapsül.
• Ehud Sadan’a ait 06 N 5853 plakalı arabasına bomba konulması. (7 Mart 1992). Bulgu: Kapsül-Kablo-Saat-Mıknatıs-Nitroselüloz.
• Uğur Mumcu’ya ait 06 YR 245 plakalı arabaya bomba konulması. (24 Ocak 1993). Bulgu: Mıknatıs-Misina- C-4.
• Yugoslavya Büyükelçiliği’nde görevli Zıvarad Sımıc’e ait 06 CL 215 sayılı arabaya bomba konulması. (19 Nisan 1994) Bulgu tespit edilemedi.
• Profesör Doktor Yuda Yürüm’e ait 06 D 3336 plakalı arabaya bomba konulması. (7 Haziran 1995) Bulgu: TNT-Misina-1.5V pil.
• Profesör Doktor Ahmet Taner Kışlalı’nın 06 GK 377 plakalı arabasına bomba konulması. (21 Ekim 1998) Bulgu: TNT-RDX-Saat-Swich-Bira Kutusu.


Ankara Sincan’da, örgüte 15 yıl boyunca eylem yaptıracak kadar malzeme ele geçirildi

Uzmanlar, Sincan’da ele geçirilen malzemelerin örgüte 15 yıl boyunca eylem yaptıracak kadar olduğunu belirteceklerdi. Yakalanmasalardı yine birçok aydın insana, gazeteci-yazara karşı eylemler düzenlenecekti. Umut operasyonunda, sanıklarla birlikte ele geçirilen bu malzemelerin yanı sıra birçok istihbarat notları ve eylem planları da ele geçirilmişti.

 

Bu duruşmada; Savcı esas hakkındaki mütalaasını tekrarladığını belirtti. Müdahil( Uğur Mumcu ailesi) yan olarak diyeceklerimiz soruldu.

 

Savcılık mütalaasına katıldığımızı belirterek

 

Müvekkillerin yakını Uğur MUMCU ile Muammer AKSOY, Bahriye ÜÇOK ve Ahmet Taner KIŞLALI’nın öldürülmelerini organize eden güçler de ortaya çıkarılıp yargılanmadıkça dosyanın mütevekkiller yönünden kapanmayacağını, kamu vicdanının da tatmin olmayacağını” söyledik. Sanıkların son sözlerini alan mahkeme heyeti, sanıklardan; 1-Firari sanık Oğuz Demir’in dosyasının ayrılmasına; 2-Ferhat Özmen’in (eski ) TCK 146/1 den ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verip hiçbir indirim uygulanmadı, 3-Hasan KILIÇVE Mehmet Ali Tekin’i “ silahlı çetenin özel görevli yöneticisi” suçundan (yeni) TCK 314/1 maddesi gereği on’ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmasını karar verip, yasal artırım ve lehe olan indirimleri uygulayıp 12 şer yıl 6 şar ay hapis cezasına mahkum ettikten sonra 4959 sayılı (pişmanlık-topluma kazandırma) yasanın 4/C-2 maddesini uygulayarak neticeden 6 şar yıl 3 er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verip tutukluluk hallerini kaldırdı. 4- Mehmet ŞAHİNFatin AYDINMuzaffer DAĞDEVİREN ve Abdülhamit ÇELİK’i “silahlı çetenin üyesi olmak” suçundan yeni TCK 314/2 maddesi gereği beşer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verip yasal artırım ve lehe indirim gerektiren maddeleri uyguladıktan sonra verilen yedi’şer yıl altı’şar ay hapis cezasına 4959 sayılı yasanın 4/C-2 maddesini uygulayarak üç’er yıl bir’er ay onbeş’er gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5-Yusuf KARAKUŞ’un 314/2 maddesi gereği cezalandırılıp yasal artırım ve indirim nedenlerini uyguladıktan sonra 4959 sayılı yasanın 4/C-2 maddesinden de yararlandırılarak neticeden üç yıl dokuz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca daha önce almış olduğu 30 yıllık hapis cezasından şartla tahliye edildiği için, hüküm kesinleştiğinde, şartla tahliye kararının geri alınmasına, 6-Ekrem BAYTAP’ı (İstanbul’dan görevsizlikle gelen dosya sanığı) “silahlı çetenin özel görevli yöneticisi” suçundan 314/1 maddesi gereği 12 yıl hapis cezasına mahkum edip yasal artırım ve indirim uyguladıktan sonra pişmanlık yasasından yararlandırılmaksızın neticeden onbeş yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, yattığı süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi. Verilen bu karar kararın açıklanmasından sonra aynı gün tarafımızdan "usul ve yasaya aykırı" olduğu gerekçesi ile temyiz edildi. Davanın temyiz incelemesi, Yargıtay 9. Ceza Dairesince yapıldı. Bu kez dava dosyası 2006/ 1554 E.sayılı dosya numarasını aldı. Anılan daire 2006/6101 K.sayılı kararı ile temyiz incelemesi sonucu, sanıklardan;

 

Ferhat ÖZMEN hakkında verilen hükmün onanmasına,

 

Ekrem BAYTAP yönünden eksik inceleme nedeniyle,

 

Yusuf KARAKUŞ ve Fatih AYDIN yönünden ek savunma hakkı verilmediği nedeniyle,

 

Abdulhamit ÇELİK’in talebi olmadığı halde 4959 sayılı yasadan yararlandırıldığı;

 

Mehmet Ali TEKİN, Hasan KILIÇ, Yusuf KARAKUŞ , Mehmet ŞAHİN, Fatih AYDIN ve Muzaffer DAĞDEVİREN’in örgüt içindeki konum ve faaliyetleriyle uyumlu şekilde bilgi vermek suretiyle örgütün dağılmasına veya meydana çıkartılmasına yardım ettiklerine yada bilgi ve destek vererek, yahut bizzat çaba göstererek örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olduklarına dair yeterli delil bulunmadığı halde (pişmanlık yasasından) yararlandırıldıkları, 5237 sayılı TCK 58.maddesinin uygulanması gerektiği, gerekçeleri ile yerel mahkeme kararını bozmuştur. Kararın Ferhan ÖZMEN yönünden onanmış olması davada müdahillik sıfatımızı sona erdirmiştir. Bu nedenle bozmadan sonraki aşamalarda davayı ancak dosya üzeri takip etmemiz söz konusudur.

 

Son durum;

 

2000 yılında 2000/102 E.sayılı Umut Operasyonu Davası adı ile açılan bu dava, çeşitli aşamalardan geçirilerek 08.11.2006 günü Yargıtay 9.Ceza Dairesi’nin 2006/1554 E.2006/6101 K.sayılı kararıyla onandı. Olayın faili olarak bu davada yargılanan Necdet Yüksel yönünden daha önce kesinleşen karar, son kararın onanmasıyla, Ferhat Özmenyönünden de kesinleşti.

 

8 sanığa 16 ocak2013 de hapis cezası

 

Yargıtay'ın bozma kararının ardından Umut operasyonuna ilişkin olarak Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi yeni mahkûmiyet kararları verdi. Uğur Mumcu'nun arabasının enkazı da mirasçılarına devredilecek.

 

Mahkeme heyeti, kararı açıkladı. Buna göre, sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, “silahlı suç örgütü kurma ve yönetme” eylemlerinden 15'er yıl hapis cezasına mahkûm etti. Sanıkların yargılama aşamasındaki iyi halleri nedeniyle takdiri indirim uygulayan mahkeme, cezalarını 12 yıl 6'şar ay olarak belirledi.

 

Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın da “silahlı suç örgütü üyesi olmak” suçundan 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, bu sanıkların yargılama aşamasındaki iyi hallerini dikkate alarak, cezalarını 6 yıl 3'er ay olarak belirledi.

 

“Anayasal düzeni yıkma ve değiştirmeye teşebbüs” eylemi dolayısıyla hakkında dava açılan, ancak mahkemenin daha önce “silahlı terör örgütüne üye olmak” eyleminden cezalandırılmasına karar verdiği Muzaffer Dağdeviren 22 Eylül 2005'te öldüğü gerekçesiyle, hakkındaki kamu davası düşürüldü. Mahkeme ayrıca, Uğur Mumcu'ya ait 06 YR 245 plakalı aracın enkazının da mirasçılarına iadesine karar verdi.

 

Görünüşte biten dava, Kalpaksız Kuvva’i Milliyeci Uğur MUMCU’nun yakınları yönünden bitmemiştir.

 

Davanın değişik aşamalarında söylediğimiz gibi, hala bulunamayan Oğuz DEMİR, yargılanan Ferhat Özmen, Necdet Yüksel ve diğer faillerin cezalandırılması, dosyanın kapandığı anlamına gelmemelidir.

 

Topluma olayın faili olarak sunulanlar değil, olayın arkasındaki gerçek failler ortaya çıkarılıncaya kadar bu dosya kapanmayacaktır. Kapanmamalıdır.

 

Uğur Mumcu'nun öldürüldüğü 24 Ocak 1993'ten bu yana 12 Hükümet, 14 İçişleri bakanı, 12 Adalet Bakanı, 4 DGM savcısının (şu an özel görevli mahkeme savcısı görevde) değiştiği ülkemizde, ne yazık ki, Uğur Mumcu cinayeti bütün bağlantılarıyla hâlâ aydınlatılamamıştır. (

 

Gürdal Mumcu yazdığı İçimden Geçen Zaman” kitapta ; Suikast olduğunda iktidardan DYP - SHP koalisyonu vardır. Başbakan Süleyman Demirel, yardımcısı Erdal İnönü’dür. “Bu cinayeti çözmenin namus borcu olduğu” bu iktidar zamanında söylendi. 49. Hükümet yani. Şu an 61. Hükümet görev başında. “Gerçek katiller” hâlâ belirsiz. Olduğunu yazıyor.

 

Sonuç ,Umut davasında cezalara onama

 

10 Nisan 2014 Perşembe

 

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı'nın öldürülmesinin de aralarında bulunduğu çok sayıda olayı kapsayan "Umut Davası"nda, yasadışı "Tevhid-Selam Kudüs Örgütü" ile "İslami Hareket Örgütü" yönetici ve üyesi 8 sanığa verilen hapis cezalarını onadı

 

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Ocak 2013'te, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok'un öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu çok sayıda olayı kapsayan "Umut" operasyonuna ilişkin açılan ve Yargıtay'ın bozma kararından sonra tekrar görülen  davada 3 sanığı "yasadışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu" örgütünü kurmak ve yönetmek suçundan 12 yıl 6'şar ay, 5 sanığı ise aynı örgüte üyelikten 6 yıl 3'er ay hapse mahkum etmişti. Sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, "silahlı suç örgütü kurma ve yönetme" eylemlerinden 15'er yıl hapis cezasına çarptırılmış, iyi halleri nedeniyle cezaları 12 yıl 6'şar aya indirilmiştiSanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın da "silahlı suç örgütü üyesi olmak" suçundan 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırılmış ve cezaları iyi halleri dikkate alınarak 6 yıl 3'er ay olarak belirlenmişti. Karara itiraz edilmesi üzerine dosya yeniden Yargıtay'ın gündemine geldi. 

Sanıklar İran`da Kudüs Ordusu ve İran Gizli Servisi Savama bağlantıya geçip askeri eğitim aldılar.

Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet kararını onadı. Dairenin kararında, "Tevhid Selam Kudüs Ordusu Örgütü"nün, 1988-1999 yılları arasında Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı'nın öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu 18 ayrı saldırıyı gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı ifade edildi. "İslami Hareket Örgütü"nün de Çetin Emeç ve Turan Dursun'un öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu 1990-1994 yılları arasındaki 5 olayı gerçekleştirdiği belirtilen kararda,"Tevhid Selam Kudüs Ordusu"nun ve "İslami Hareket Örgütü"nün, silahlı terör örgütü niteliklerinin Yargıtay tarafından 2002 yılında kabul edildiği anımsatıldı.

 

Örgütlerin silahlı terör örgütü niteliğinde olduğunun belirtildiği kararda, sanıkların terör örgütlerinin üyesi ve yöneticisi oldukları, İran'da Kudüs Ordusu ve İran gizli servisi Savama ile bağlantıya geçip örgütsel görüşmeler yaptıkları, İran'da örgütün amaçları doğrultusunda siyasi ve askeri eğitim aldıkları, istihbarat çalışmaları yaptıkları, silah ve patlayıcı madde temin etmek gibi faaliyetlerde bulundukları yönündeki kabul ve uygulamada isabetsizlik görülmediği vurgulandı.Yargıtay 9. Daire, sanıklar hakkında verilen hükümlerde isabetsizlik görülmediğinden yerel mahkeme kararını oy birliğiyle onadı

 

Uğur Mumcu`nun ailesi “Mahkemenin verdiği karar onansa bile, cinayete azmettirenler ortaya çıkmadığı sürece, dosya bizim açımızdan kapanmış sayılmayacaktır.” Dedi

 

Son olarak aralık 2016 tarihin de  Anayasa mahkemesi , Tevhit Selam Kudüs ordusunun üyesi olmak suçundan mahkum olan Hasan Kılıç,Mehmet şahin,Yusuf Karakuş`un , kararda, başvurucuların Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki müdafi yardımından yararlanma hakkıyla bağlantılı olarak hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verildiği belirtildi. İhlalin sonucu olarak Yusuf Karakuş ve Mehmet Şahin'e ayrı ayrı net 10 bin lira, Hasan Kılıç'a 18 bin lira verilmesine hükmeden AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için de yeniden yargılama yapılmak üzere (kapatılan) kararın bir örneğinin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne de gönderilmesine karar verdi. 2000 yılında yapılan "Umut Operasyonu" bu kararla 16 yıl sonra yeniden başlayacak.

 

 

 

NOT: Uğur MUMCU'nun biyografisine ulaşmak için buraya tıklayınız....

 

Kaynaklar : Uğur mumcu vakfı
Adnan Gerger`in Cumhuriye gazetesindeki Uğur Mumcuyu Kim öldürdü dizisi ve kitabı imge yayınları
Ceyhan Mumcu, Kardeşim Uğur mumcu Kaynak yayınları

 

Aydınlık